|
Malatya'daki tarihi yapıların çoğu Selçuklu dönemi ve Beylikler
döneminden kalmıştır. Bununla birlikte Osmanlı döneminden kalan
önemli sayıda eserlere de rastlanır. Ayrıca Malatya'da doğal
güzelliklere sahip birbirinden çok güzel mesire ve piknik
yerleri de bulunmaktadır. Tarım, ticaret ve gelişen sanayiden
sonra Malatya'nın en belirgin özelliklerinden birisi de
turizmdir.
İlimiz her şeyden önce, doğal güzellikleri ile gezilmeye,
görülmeye, kalınıp dinlenilmeye uygun birbirinden güzel tarihi
ve turistik köylere sahiptir.Doğu ve Güneydoğu'dan gelen
insanların çoğu, Malatya'nın nefis güzelliklerini, temiz havası
ve soğuk suyunu görünce bu güzel yerde dinlenmek isterler. Şunu
da belirtmekte yarar vardır:
Malatya çok eski tarihlerden beri bilinmesine ve insanların yaşadığı bir
yer olmasına rağmen, turizm konusunda önemli bir gelişme
gösterememiştir. Son yıllarda yurtdışında kuru kayısımıza olan
talep artınca Malatya'da 4 yıldızlı oteller yapılarak hizmete
sokulmuştur. Nemrut'a yakınlığı ve öteki avantajlar kullanılırsa
turizm canlılık kazanabilir.
Kültür Varlıklarımız
Eski Malatya Kalesi : Bugün harap bir
durumda olan kalenin tek tuk kalıntılarına rastlanmaktadır.
Kalenin onbir kapısı olduğu sanılmaktadır. Bunlardan önemlileri
Alacakapı, Süsürkan Kapısı, Meşak Kapısı, Pazar Kapısıdır. Sur
yüksekliği 20 metredir. İki kat surlarla çevrildiği konuyla
ilgili kaynaklardan öğrenilmektedir.
Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı :
Battalgazi ilçesinin Alacakapı mevkiindedir. Sultan IV. Murad'ın
silahtarı Mustafa Paşa tarafından 1637 yılında yaptırılan
Kervansarayın 1966 yılında restorasyonu yapılmışsa da şu an
yine onarıma ihtiyacı vardır.
Musalla Namazgahı : Kervanyolları
üzerinde, şehir civarında ve özellikle mesirelerde, bazen de
şehirlerin içinde yapılan ibadet yerleridir. Battalgazi
ilçesinde bulunan Namazgah, Karakaya Barajı yolu üzerinde
Meydanbaşı mahallesindedir. Selçuklu eseri olup 1243 yılında
Selçuklu jkomutanı Kemaleddin Kamgar tarafından yaptırılmıştır.
Melik Sunullah Camii : Halk
arasında Vaiz Ocağı ya da "Vaiz Baba" adı ile anılır. Battalgazi
ilçesinde bulunan yapı, 1394 yılında Sultan Melik-ül Zahir
zamanında yaptırılmıştır.
Akminare Camii :
Battalgazi ilçesi şehir surları dışında bulunan tek kubbeli ve
tek minareli bir ca-miidir. 1573-1575 yıllarında Zaim oğlu Yusuf
Himmet Bey tarafından yaptırılmıştır.
Topdaş Camii : Battalgazi ilçesinde
Karahan mahallesindedir. 1583 yılında Abdullah oğlu Hüsrev Bey
tarafından yaptırılmıştır.
Emir Ömer Mescidi ve Türbesi :
Battalgazi'de aynı adı taşıyan mahallede bulunan mescid ve
türbe, 1563 yılında yapılmış tipik bir Osmanlı mescididir.
Alacakapı Camii : Battalgazi
ilçesinin Alacakapı mahallesinde bulunan Caminin 1592 yılında
inşaatı bitirilmiştir.
Sitti Zeynep Kümbeti : Battalgazi
ilçesinin Karahan mahallesindedir. Tamamen silme taştan yapılan
kümbetin yapılış tarihi belli değildir. Kubbesi sekizgen piramit
şeklindedir. 1965 yılında restore edilmiştir.
Hötüm Dede Minaresi : Battalgazi
ilçesinde bulunan, Selçuklular zamanında tamamen tuğladan
yapılan minare, Ulu Caminin güneyindedir. XIII. yüzyılda
yapıldığı tahmin edilmektedir. Sekizgen tuğla kaide üzerinde
silindirik olarak yükselir. Firuze renkli çiniler ve şerefe
altındaki kufi kitabe dikkati çekmektedir.
Arslantepe : Malatya ve yöresinin çok
önemli bir arkeoloji merkezi olan, Orduzu Mahallesindedir.
Kazılarda ortaya çıkan aslan heykelinden dolayı bu adı almıştır.
Kazılara şimdi de devam edilmektedir.
Sütlü Minare : Battalgazi ilçesi
şehir surları dışında tek kubbeli ve tek minareli olan caminin
yapılış tarihi bilinmiyor.
Ulucami : Battalgazi (Eskimalatya)
ilçesinde, 1224 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin
Keykubat tarafından Mimar Yakup oğlu Mansur'a yaptırılmıştır.
Günümüzde de ibadete açık olan camii yurdumuzda Türkler
tarafından yapılan ilk camilerden biri olduğundan, her geçen
gün önemi daha da artmaktadır.Kanlı Kümbet : Battalgazi
ilçesinin Meydanbaşı Mahallesi'ndedir. XII. yüzyılın sonlan ile
XI-II. yüzyılın başlarında yaptığı tahmin edilmektedir. Dört
tarafı açık, kemerleri kanatsız kubbedir. Yapımında taş ve
tuğla kullanılmıştır.Çingene Hanı : Battalgazi ilçesinin
karanlık tepelerinin önündedir. Anadolu Selçuklu Sultanı
Alaaddin Keykubat tarafından yaptırıldığı sanılan han, ihmal
sonucu tahrip edilmiştir. Bahçe sahibi tarafından üzerine bina
yapılmış durumdadır.
Ahmed-i Turan Türbesi : Battalgazi
ilçesinin Meydanbaşı Mahallesinde bulunan türbede yatan Ahmed-i
Turan, Seyyid Battal Gazi'nin cenk arkadaşıdır. Bu türbe halk
tarafından ziyaret edilmektedir. '
Hasan Basri (Korucuk) Türbesi :
Battalgazi ilçesinin Fırat Nehri kenarında aynı adı taşıyan
köyünde iken, buranın Karakaya Baraj sularının altında kalması
nedeniyle Kırklar tepesinde yaptırılan türbeye nakledildi.
Buraya Malatya'dan ve komşu illerden çok sayıda ziyaretçi
gelmektedir.
Yeni Cami : Malatya şehir merkezinde
ilk minareli cami olarak silme taştan yapılmıştır. 1912 yılında
ibadete açılan ve minareleri daha sonraki yıllarda yapılmış olan
camii Malatya'daki en önemli camilerimizden birisi olup
günümüzde hâlâ ibadete açık, sağlam bir yapıdır.Sahabiye-i Kübra
Medresesi : Battalgazi ilçesinde bulunan Ulu Camiin güneyinde,
harap halde bulunmaktadır.
Yusuf Ziya Paşa Camii : Malatya'da Mücelli Caddesi üzerindedir.
Diyarbakır valisi Ziya Paşa ve ailesi tarafından yaptırılmıştır.
1792 yılında ibadete açılmış olan camiye "Paşa Camii"
denilmektedir.
Malatya Müzesi : 1969 yılında kurulan
Malatya müzesinde, MÖ 5500 yıllarına kadar inebilen eserler
sergilenmektedir. Sergilenen eserlere yeni yapılmış modern bina
az gelmektedir. Kısa zamanda çok çabuk geliştirilen müzede,
genellikle MÖ 5500-300 yılları arası seramikleri, av araçları;
Asurlular ve Hitit Çağının (MÖ 1950-700) ağırlık taşları,
ritonlar, seramikler; Hellenist Çağı'nın MÖ 330-30 arası
tabakları, Roma Ça-ğı'nın 30-395 arası pişmiş tabakları,
heykelcikler vb.; Anadolu Çağının, 1075-1327 çini tabakları,
Malatya Kralı II. Şulumil'in aşk tanrıçası İştar'ın katına
çıkışının ve daha birçok değişik çağlara ilişkin kalıntı ve
buluntuları sergilenmektedir.
Bunlardan başka, Battalgazi ilçesinde Ahbaba Türbesi, Karababa
Türbesi, Edir ile Bedir'in Türbesi, Beş Kardeşler, Üç Kardeşler,
Karahan Seyit Gazi, Abdulvahap Gazi, Kırkgöz Köprüsü; Arapgir'de
Ulu Cami, Kozluk Çayı üzerindeki tarihi ve güzel köprü, Hanekah,
Çarşı Hamamı, Cafer Paşa Camii; Arguvan'da Karahö-yük;
Akçadağ'da Ören ve İkinciler adını taşıyan höyükler; Darende'de
Dana Bey Camii Minaresi, Sadrazam Mehmet Paşa Külliyesi, Somuncu
Baba Camii ve Türbesi (Balaban'da); Hekimhan'da Köprülü Mehmet
Paşa Camii; Pütürge'de Gerar Kalesi harabeleri; Yeşilyurt'ta
Mustafa Ağa Camii, Kaletepe (Atmalı Vaksi) gibi yerler Malatya
yöresindeki belli başlı tarihi yerler ve
kalıntılardır.Malatya'da tarihi yerler sadece bunlarla sınırlı
değildir. Fakat kitabımızın hacmini gözönünde bulundurarak biz
ancak bu kadarına yer verebildik. Aspuzu (Şu anki Malatya'nın
bulunduğu yerin eski adı) : 1883-1839 yıllarında Osmanlı
orduları komutanı Hafız Paşa, Harput Mezrada bulunan ordularım
şu andaki Battalgazi ilçesine nakledince, Malatya halkı, o
zamana kadar yazlık olarak bağ ve bahçelerin bolca bulunduğu
Aspuzu'ya (şu anki Malatya) taşındı. Bu ordunun harap bir
şekilde bıraktığı Battalgazi'ye halk bir daha dönmeyerek burayı
kendi haline bırakarak Aspuzu'yu hem yazlık hem de kışlık olarak
kullanmaya başlamış oldu ve bu tarihten sonra Eskimalatya
(Battalgazi)'nin küçülmesine karşılık Aspuzu (şu anki Malatya)
gelişerek bugünkü durumuna geldi. Bazı eski eserlerde Aspuzu,
Asbuzu, Aspuzi, Aspozan olarak geçen bu yer adını Prenses
İspoza'dan almıştır. "Yörenin sıcak havasına dayanamayan
Selevkos Kralı'nın kızı 'İspoza' babasına rica eder, yalvarır.
Aspuzu'da kendisine bir saray yaptırmasını ister. Kral, kızının
bu isteğini yerine getirir. İspoza, bu havası güzel yerde
yaşamaya başlar. Gittikçe önem kazanan bu yer kral kızının
adına izafeten İspozan olur." Daha sonra Müslüman Araplar'in
eline geçen şehrin adı "Aspuzu"ya dönüşür. Uzun süre aynı
şekilde isimlendirilen şehir adı daha sonra Eskimalatya'da
oturan halkın buraya taşınmasından dolayı "Malatya" olarak
anılmıştır. |