Anasayfa

SEYEHATNAMEDE MALATYA

 

   XVII. yüzyılda yaşamış olan Evliya Çelebi, Malatya'yı şu şekilde tanıtmaktadır (kısmen sadeleştirilmiştir)
   "Budin'in Baruthane, Siroz'un Kakardı, Kefe'nin Sadak Bağı, İstanbul'un Kâğıthane ve Göksu bağlan, Osmanlı padişahlarının yetmiş kadar gölgelik, bahçelik, koruluk ve bağı, İzmit'in Topyeri, Konya'nın Meram Bağı, Darende'nin Darende Bağı, Diyarbekir'in Dicle kıyısındaki Reyhan Bağı, Mısırın Fiyume Bağları, gezginlerin belleklerine güzelliklerinden silinmez anılar sunmuş ünlü bağ ve bahçelerdir.
    "Ne var ki şu Malatya'nın 'Aspuzu Bağları', sulan, havası, meyvelerinin niteliği, çeşitliliği ve bolluğuyla, saydığımız tüm öbür bağlardan üstündür.
    "Kırmızı, San, Mümüş, Beyaz, Sulu, Etli adlarıyla altı çeşit kayısısı dünyaca ünlüdür. Zerdalisinin sayısını ve hesabını ancak Allah bilir. Öyle ki; yığınlarla pestil yapılır, katar katar yüklerle ülkü ülke taşınır. Sicillerde kayıtlı seksen tür armudu vardır. En ünlüsü 'Göksulu' armududur ki, her biri bir kıyye gelir. Malatya'nın yedi çeşit elması vardır. Sululuk ve lezzet yönünden hepsi de İzmit'in 'Misket' ve 'Frenk' elmalarından daha üstündürler. Ancak Kefe diyarının sadak elması kadar iri değildir ve her biri otuzkırk dirhem gelir. Lakin Cenabı Hak bu Malatya elmalarına bir çeşit renk vermiştir ki, ah al, kırmızısı kırmızı ve diğer renkleri de hep Cenabı Hak yapısıdır. Malatya'nın ileri gelenleri ve kibar kadınları bu elmalara, ağacında iken, balmumu ile şiirler yazarlar. Niceleri kâğıtlara, uygun beyitleri makas ile oyup elmaların üzerine yapıştırırlar. Bu elmalar olgunlaşınca söz edilen kâğıt ve bal mumuyla yazılan beyitler elmaların üzerine beyaz ve sarı renkte çıkar ki, her biri sanki sihir eseridir.
    "Bu elmaları ağacından kopardıktan sonra vilayet vilayet, ayan ve büyüklere ve bizzat padişahlara hediye götürürler. Bu da oraya ait bir özelliktir.
    "Yedi çeşit de ayvası vardır. Her biri bir kıyye ağırlığındadır. Bunların en ünlüleri 'Papat' ve 'Ekmek' ayvalarıdır. Misk ve amberden daha hoş kokuludurlar. Malatya halkı, sekiz ay bu Aspuzu Bağlarında yaşamın tadını çıkarır. En yoksu­lunun bile bir fersahlık bağı vardır."